9.12.16

Afiş Ruhlu Fahişe

Yeryüzünün kenar mahallesinden çıkıp gelir. Yıkılış halinin devamı için çeşitli adlara bürünür, taşıdığı ben tarafından doğarken boğazlanıverir. Alfabenin son harfi kesinliğiyle.

Ben hali yalnız bir eğilimdir. Varlığı oyalanma ve yavan zevklerden ibarettir. Dolmaz bir boşluk hissiyle açılır denizlere. En kuytu fetişlerle yutar, tuzlu suları.

Ağırlıksız, derinliksiz bir dal parçasıdır yüzer. Taşlaşmış zihni kıyıdadır. Yosun saçlarını tarar denizin ritmi, her sabah yosma edasıyle.

Süzülüp giden kovaladığı deneyimlerden kalan, yalnız bir ürpertidir. Zamanın titreşimleri, tortular bırakır bedenini sarmalarken.

Bir hakikat yahut ürperti yansır gözlerinden. Okuma-yazması yoktur. Hiçlerin altında inliyen bir çift göz, boşalmayı bekler tüketim aşkıyla.

Hakikat bir yelkenli gibi ufkundan süzülür. Bilir ki hakikatin resmidir, baki kalan. Palet ve fırça elindeyse dilediğini resmeder. Eğilir bükülür hakikat, tuvali saydığı her bir Teknede.

Bir afiş-ruhu hüküm sürer, herbir duvara asar. İlanen duyuru. Geceliğin orospu topuklaryla çiğnenir ve yansır yüzü, kimbilir hangi araba penceresinde.

Bir önceki gün attığı çığlıklar, övünçten burukluğa dönüşür. Müzik durmuş, şevk sönmüş, yeteneği körelmiştir. Özgün ben-i, kalmaz ve gün be gün kurur. Nihayet vardığı sahte bir burjuva maskıdır.

Saygınlığı düşlerine sunmaz, dürtüleri ölümsüzdür. Hırs ve şehvetiyle ancak uyanıklığını sürdürür. Aksiyse sonsuz ve manasız bir bulantı denizi.

“Al sazını sen sevdiceğim şen hevesinle
Çal söyle benim şarkımı sevdalı sesinle..”

Gölgede kalır kelimeler, şehirden dökülür eski bir müzik. Sıkılganlık çukuruna düşer, her bir penisle daha da derine. Dilinde kelimeler sıvılaştıkça, özürlü gebelikler cümle cümle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder